fbpx

Göz Tansiyonu Hastalarında Katarakt Ameliyatı

Göz tansiyonu hastalarında katarakt ameliyatı yapılabilir mi?” sorusu ile sık karşılaşıyoruz. Evet, elbette yapılabilir, ama glokom hastalarında katarakt ameliyatının hem glokom açısından hem de katarakt ameliyatı açısından kendine özgü şartları bulunmaktadır. Göz tansiyonu tekil bir hastalık değildir. Birçok farklı durum göz tansiyonuna neden olabilmektedir. Göz tansiyonu temelde açık açılı ve kapalı açılı olmak üzere iki ana başlık altında incelenmektedir. Her bir başlık altında da yine farklı nedenlere bağlı göz tansiyonu çeşitleri bulunmaktadır. Şimdi bu konulara göz atalım.

Açık Açılı Göz Tansiyonunda Katarakt Ameliyatı

Açık açılı göz tansiyonunda gözün ön odacık açısı (kornea ile iris arasındaki açı) açıktır ve geniştir. Bu hastalarda genel bir temayül olarak görme seviyesi 0,60’ın altına düşüldüğünde katarakt ameliyatı önerilmektedir. Bu hastalarda katarakt ameliyatı genellikle göz tansiyonunun 2-3 mm Hg kadar düşmesine neden olmaktadır. Bu da göz tansiyonunun kontrolü açısından olumlu bir durumdur. Bu nedenle açık açılı göz tansiyonu hastalarında kataraktın çok fazla artmadan ameliyat edilmesini öneriyorum.

Açık açılı glokomda bir diğer önemli nokta ise genetik özellik te taşıyan psödoeksfoliyasyon sendromudur. Bu sendrom hem glokoma neden olmakta hem de göz içinde lensi yerinde tutan zonül adı verilen iplikçiklerin zayıflamasına neden olmaktadır. Bu durum da özellikle ilerleyen katarakt durumunda katarakt ameliyatında bazı komplikasyonların oluşma ihtimalini artırmaktadır. Bu nedenle psödoeksfoliasyon sendromu olan açık açılı glokom hastalarında katarakt ilerlemeden ameliyatın yapılması çok doğru bir yaklaşım olmaktadır. Bu hem göz tansiyonunun düşmesi hem de komplikasyonların önlenmesi açısından önemlidir.

Kapalı Açılı Glokomda ya da Kapalı Açıda Katarakt Ameliyatı Neden Erken Yapılmalıdır?

Kapalı açılı göz tansiyonunda kornea ile iris arasındaki açı çok dardır. Bu açıya iridokorneal açı adı verilmektedir. İridokorneal açı genellikle 35-40 derece arasındadır. Bu açıdan gözümüzün içindeki sıvı emilerek gözü terk etmektedir. Ancak iridokorneal açı dar olduğunda-ki bazı kişilerde tamamen bile kapalı olabilir-göz içi sıvısının gözü terk etmesi sorunlu hale gelir. Bu da göz içi basıncının artmasına neden olur. Bazı kişilerde iridokorneal açı doğuştan dardır. Özellikle göz derecesi hipermetrop olan kişilerde iridokorneal açı dardır. Bu kişilerde akut açı kapanması glokomu ya da kronik açı kapanması glokomu adı verilen klinik durumlar ortaya çıkabilmektedir.

Akut açı kapanması durumunda göz içi basıncı loş ve karanlık ortamlarda artma eğilimindedir. Bu kişilerde göz tansiyonunda ani yükselmeler ortaya çıkmaktadır. Örneğin göz tansiyonu 20 mm HG iken açı tamamen kapandığı zaman dakikalar içinde 50-60 mm Hg hatta daha yukarı seviyelere çıkabilmektedir. Bu durumda gözde ağrı, baş ağrısı, görmede bulanıklık, bulantı ve hatta kusma ortaya çıkabilmektedir. Bu hastalarda tansiyon normal iken yapılacak olan YAG lazer iridotomi adı verilen lazer işlemi ile akut göz tansiyon krizlerinin önüne geçilmesi mümkündür.

Ancak bu hastaların bir kısmında YAG lazer iridotomi işlemi yapılsa bile katarakt ameliyatı yapılması çoğu kez gerekebilmektedir. Çünkü göz içindeki doğal lens irisi öne doğru iterek iridokorneal açıyı daraltmaktadır. Yaş arttıkça doğal lensin ön-arka çapı artar ve irdokorneal açıyı daha da daraltır. İşte bu durumda göz içinde büyük hacimli olan kataraktın (lensin) alınarak yerine daha küçük hacimli yapay lenslerin yerleştirilmesi ile iridokorneal açı genişler ve bir çok hastada olduğu gibi göz tansiyon krizlerinin tamamen önüne geçilebilir. Hatta bu operasyonu olmadığı için 2-3 göz tansiyon damlası kullanmasına rağmen göz tansiyon seviyeleri normale düşmeyen ve bu nedenle kalıcı görme kaybı yaşayan hastalar vardır.

Göz Tansiyonu Hastalarında Katarakt Ameliyatının Faydaları Nelerdir?

  • Göz tansiyonundan dolayı zaten olumsuz etkilenmiş olan görme seviyesinde artış ortaya çıkar.
  • Özellikle psödoeksfoliyatif glokom hastalarında erken dönemde olunan katarakt ameliyatı geç dönemde ortaya çıkabilecek komplikasyonları engellemiş olur.
  • Kapalı açılı glokomu olan hastalarda katarakt ameliyatı ile hasta kullandığı göz tansiyon damlalarını azaltabilir ve hatta tamamen bırakabilir. Bu şekilde birçok hastada damla ile kontrol altına alınamayan göz tansiyonu bazen damlasız bile kontrol altına alınabilmektedir.
  • Açık açılı göz tansiyonu hastalarında katarakt ameliyatı göz tansiyonunda genellikle birkaç mmHg göz tansiyonunu düşmesine neden olarak göz tansiyonunun daha kolay kontrol altına alınabilmesini sağlar.
  • Bu hastaların tanı ve takibinde kullanılan görme alanı ve OCT testi gibi testlerin kaydının kolaylaşmasını sağlar, testlerin güvenilirliklerini artırır.

Göz Tansiyonu Hastalarında Katarakt Ameliyatında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Göz tansiyon hastalarında katarakt ameliyatında hekimlerin dikkat etmesi gereken bazı konular vardır. Öncelikle bu hastalarda ameliyata girmeden önce göz tansiyonunun normal sınırlar içerisine çekilmesi gerekmektedir. Özellikle göz tansiyonu çok yüksek olan hastalarda göz içi basıncı normale düşürülmeden ameliyata girilmesi ciddi komplikasyonların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bunun yanında eksfoliyatif glokomu olan hastalarda yukarıda bahsettiğim zonüler liflerin lensi bırakması sonucunda lens gözün arka segmentine düşebilir ve vitrektomi ameliyatının yapılmasını zorunlu hale getirebilir.

Katarakt ameliyatı öncesinde prostaglandin analoğu adını verdiğimiz (Xalatan damla, Latapol damla gibi) bazı göz tansiyon damlaları mümkünse başka damlalarla değiştirilmelidir. Çünkü bu damla grubu ameliyatın hemen sonrasında göz içinde zaten az da olsa ortaya çıkan reaksiyonu artırabilmekte ve bu da erken dönemde göz içi basıncının artmasına neden olabilmektedir. Ancak bu duruma mutlaka göz doktorunun karar vermesi gerekmektedir.

Katarakt Ameliyatı Sonrasında Göz Tansiyonu Takibi

Göz tansiyonu hastalarında katarakt ameliyatından sonra erken göz tansiyonunun takip edilmesi önemlidir. Göz tansiyonu olmayan hastalarda bile katarakt ameliyatından hemen sonra göz tansiyonunda geçici yükselmeler ortaya çıkabilmektedir. Bu durum özellikle göz tansiyon hastalarında önemlidir. Glokomdan dolayı uzun yıllar zaten olumsuz etkilenmiş olan görme siniri (optik sinir) ameliyat sonrasındaki ani geçici göz tansiyon yükselmelerinden olumsuz etkilenebilir.

Ameliyat sonrasında erken dönemde göz tansiyonunun yakın takip edilmesi gerekmektedir. Mevcut damlalarla göz tansiyonu çok düşüyorsa ya göz tansiyon damlası değiştirilebilir ya da bir tanesi bıraktırılarak tekrar tansiyon takibine geçilmektedir. Bazı durumlarda hastalar tüm göz tansiyon damlalarını bile bırakabilmektedir.

Katarakt Ameliyatı Sonrasında Göz tansiyonu Yükselir mi?

Katarakt ameliyatı her ameliyat gibi aslında göze bir travma ya da strestir. Travma ile karşılaşan doku da bu travmaya karşı tepsi vermektedir. Göz de katarakt ameliyat sonrasında ön kamarada reaksiyon vererek tepkisini göstermektedir. Bu nedenle katarakt ameliyatlarından sonra erken dönemde göz tansiyonunda artmalar görülebilmektedir. Bu durum aslında cerrahın tecrübesi, ameliyatın süresi, kataraktın sertliği gibi bazı durumlarla da ilişkilidir. Ancak en önemli faktör hekimin tecrübesidir. Ameliyat süresi ne kadar uzun ise ameliyat sonrasında göz içi basınç artışı da o denli fazla olmaktadır. Katarakt sertliği arttıkça genellikle ameliyatın süresi de uzamaktadır. Tecrübeli hekimlerin ellerinde katarakt ameliyatı daha kısa sürmektedir. Bu da daha az reaksiyon ve daha az göz tansiyonu yükselmesi anlamına gelmektedir.

Tecrübeli doktorların ellerinde katarakt ameliyatı kısa sürdüğü için göz tansiyonu yükselmesi ya olmaz ya da çok az olur ve önemli bir soruna neden olmaz. Ancak bazen göz tansiyonu yükselmeleri ciddi derecede olabilir ve iriste hasarlara ve hatta çok nadiren optik sinir hasarlarına ve kalıcı görme kaybına neden olabilir. Ancak bunlar nadir görülen durumlardır. Eğer kişide üveit rahatsızlığı varsa ameliyat sonrasında göz tansiyon artışını kontrol altına almak için ameliyat öncesinde kortizol içeren damla ve hatta damar yolundan ilaçlar kullanılabilir. Ameliyat sonrasında da göz tansiyonu durumuna göre damlalar doktor tarafından düzenlenmelidir.

Glokom Hastalarında Mercek Seçimi

Göz tansiyon hastalarında mercek seçiminde dikkat edilmesi gereken durumlar vardır. Öncelikle optik siniri hasarı olan kontrolsüz glokom hastalarında akıllı lens diye tanıtılan multifokal lenslerin kullanılması doğru değildir. Multifokal lensler görüntü kontrastında azalmaya neden olan lenslerdir. Göz tansiyonu hastalarında hem kontrast azalması hem de skotom adı verilen görme alan defektleri bulunduğundan akıllı lenslerin kullanılması çok uygun değildir. Akıllı lensler glokom hastalarında seçilmiş olgularda nadiren kullanılabilmektedir. Bu nedenle göz tansiyonu olan glokom hastalarında halk arasında yarı-akıllı lens olarak bilinen EDOF lenslerin kullanılması ya da monofokal lenslerin kullanılması uygundur.

Scroll to Top

Sitemizi ziyaret ederek KVKK ve çerez kullanım politikamızı kabul etmiş sayılıyorsunuz.